Tatil, turist
doğal ürünler, outdoor, rafting, kano, trekking. Tatil
fırsatları. Bot safari. Anadolu evleri, tarihi kültür
turları.
istamboul, Canakkale, Anzac
Tour, Anzac day Cappadocia, Hotels in Cappadocia, Cappadocia
Hotels, tours Cappadocia, baloon tours, cave hotels in
cappadocia, Kapadokya, sufism, sufist, Kayseri, Hotels in
Kayseri, Kayseri Hotels, tours in Kayseri, Trabzon, Trabzon
Hotels, Hotels in Trabzon, tours Trabzon, laz, sumela
manastiri, monastery, Sinop, Sinop Hotels, Hotels in Sinop
İ
Eğin / Kemaliye, Ferhatların kenti
Ad değişikliklerine
oldum olası üzülmenin ötesinde kızdım, kırıldım. Nasılsa
bir “koltuk”a oturmuş bir sivri akıllı çıkar, yüzlerce
yıldan, binlerce yıldan gelen yer, kent adlarını
değiştiriverir. Böyle bir yetkiyi kendilerinde görecek
denli us yoksunu bu kişilere nasıl karşı çıkılmaz
anlaşılır gibi değil. Hele bunun nedeni günlük politika
oldu mu, böylesi insanların kısacık görüşlerine, sizin
yaşamınızı etkileyen bilgisizliklerine gelin de
öfkelenmeyin.
- Komuta ile geçmiş
değiştirilebilir mi?
- Kimileri öyle sanır.
- Oysa yüzyıllar geçer
bir gün “gerçek” topraktan başını kaldırıverir.
- Eğin’den çağrı
geldiğinde sevindim.
- Yaşama kültürü ile
ilgili bir konuşma istiyorlardı benden.
- Elazığ’a, Malatya’ya,
oralara birçok yere birçok kez gittim de Eğin’e
gidemediydim.
- Eğin’i türkülerden,
halk sözlerinden biliyordum. Ne bileyim adının
Kemaliye’ye döndürüldüğünü...
Eğin Fırat’ın oyduğu
bir çanağın içine yerleşmiş. Ne var ki yetmiyor o çanak
Eğinlilere yüzlerce yıldır. Zorunluluktan, işin ekmeğin
ardına düşüp gurbete çıkıyorlar. Çıkıyor çıkmasına da
Eğin’den kopamıyorlar, kalıyor içlerinde... Her yıl bir
süre kalıp dönüyorlarmış işyerlerine...
Eğin’den İstanbul’a
yaklaşık 1350 km. Eskiden aylar sürermiş o yol... Şimdi
Keban’ı göre göre... Eğin’e bir okul armağan etmiş Ahmet
Muhlis Cüher’le Cumhuriyet güncesinden Özkan Güven’le
geçtik bu yolu. Sert dönemeçlerde sürücü Apo bizi
korkutmamaya özen gösterdi de Eğin’e yaklaştıkça
heyacandan her şeyi unuttu...
Karlı tepeleriyle
Munzur Dağları’nı unutamayacağım besbelli... Arapkir’in
ortasından oralı arkadaşım Ahmet Eraslan’a telefon ettim.
Koca bir ahtapotça, yiğitçe, insanca karşı koyan, bütün
insanların onuru Bergama köylülerinin, arsenik
savaşlarının onuncu yılında, onları yalnız
bırakmayanlardan, “ihanet” etmeyenlerden biri olarak bana
da verecekleri ödülü benim adıma git sen al dedim ona.
Sordu Ahmet; “Sen neredesin?”
“Ben senin
ilçendeyim!” deyince sesi değişti Ahmet’in...
Sonra Çit köyünden
geçtik.
Çit köyü de neresi
mi?
Enver Gökçe’nin
köyü...
Keşke ona da
seslenebilseydim buradan...
Çit köyü bin bir
çiçek içinde. Kır çiçekleri elbette...
İnsanın toprağa
uzanası geliyor.
Başpınar Köprüsü’nü
gördük. Vali Yazıcıoğlu’nun öne düşüp yaptırdığı, iki
yakayı yüzlerce binlerce yıl sonra bağlayan...
Eğin çanağına
Fırat’ın çıktığı yönden girdik, Fırat’a tepelerden
bakarak... Sonra gördüm... Fırat’ın kolları masmavi göl
gibi, deniz gibi... Ya Fırat kendi boz bulanık... Divriği
demir madeninin artıklarıyla...
Eğin’de, Hilmi beyin
evine konuk olduk. Alt katı taş duvar, üstü tahta çatı.
Onun da üstü, killi toprağa gömülü çocuk yumruğu
büyüklüğünde taşlarla döşeli dam... Loğlamak gerek
sürekli... Bıkmışlar... Oluklu saçtan bir çatı
yapıvermişler. Bütün Eğin evleri şimdi böyle, ahşap
duvarları da damları da galvanizli saç kaplı. Loğlamaktan
kurtulmuşlar kurtulmasına ya gene de teneke kaplamaları
sevmiyorlar.
Damların hepsi
Fırat’a bakıyor....
Bir güzellik ki
anlatılır gibi değil...
Her damdan klarnete,
uda, dümbeleğe katılan insan sesini, türküleri düşünün.
Eğinliler evlerini çok seviyorlar. Koruyorlar ellerinden
gelebildiğince... 530 ev... Yerden göğe haklılar... Bu
sevgiye Çekül Vakfı da katılmış “7 Bölge 7 Kent Projesi”
içinde Eğin’i Dünya Kültür Mirası içine alınması için
aday göstermişler. Bir dizi çalışmalar yapıyorlar bu
bağlamda... Var olsunlar... Hemen o akşam “fasıl” vardı,
Ermeni Kilisesi iken, onarılıp müzeye dönüştürülmüş,
koskocaman ilginç bir yapıda...
Ermenilerin taş
ustalığı tartışılmaz. Mimarlıkları Doğu Roma’yı da
etkilemiş, o kanaldan batıyı da... Kilisenin duvarları,
kemerleri, tonozları taş, döşemeleri ahşap... Haftada bir
akşam “fasıl” da yapılıyormuş burada... Eğinli müziksiz
olamıyor. Ne güzel!
Fasıl ilginç olmanın
ötesinde güzeldi.
Neden mi?
Berber, ahçı, sürücü,
“internet kafe” işleticisi, öğretmen, müdür, memur her
uğraştan Eğinliler keman, klarnet, cümbüş, dümbelek
eşliğinde türkülerini söylüyorlardı da ondan. Bu
birlikteliğe bütün Eğinliler elleriyle ayaklarıyla “usul”
tutarak katılıyordu da ondan...
Eğinliler
Ferhat’ların çocukları, kendileri de birer Ferhat. Bunu
da gelecek yazımda anlatacağım.
tour, gallipoli, Edirne, Edirne Hotels, Hotels in
Edirne, tours Edirne, Central Region of Turkey, Ankara, Ankara
Hotels, Hotels in Ankara, Tours Ankara, estambuli istambul, Turkei,
Turkiye, Turquia, Istamboul, Bursa, Bursa Hotels, Hotels in Bursa,
Tour in bursa, Hotels of Bursa, Canakkale, Canakkale Hotels, Hotels
in Canakkale, Hotels of Canakkale, Troya, Tours in kapatuka,
Konya, Konya Hotels, Hotels in Konya, tours Konya, mevlana
celalettin rumi, dervishes,